Kobe Bryant’ın Unutulmaz 81 Sayılık Maçı: NBA Tarihinin Zirvesi

Basketbol sadece bir top ve potadan ibaret değildir. Duygu, tutku ve efsaneleşmiş anlarla doludur. Bu efsaneleşmiş anlardan bazıları, NBA tarihinin en iyilerinden biri olan Kobe Bryant’ın yarattığı anlardır. Kobe’nin oyunu neden bu kadar özeldi? Bu sorunun cevabını bulabilmek için belki de NBA tarihindeki en etkileyici maçlardan birini derinlemesine incelememiz gerekiyor. Eğer 2000’li yılları yaşamamışsanız veya Kobe’nin büyüsünü henüz tam anlamıyla kavramamışsanız, aşağıdaki linki açarak bu maçı izlemenizi tavsiye ederim.

Maçın Video Linki

Şimdi bu maça doğru bir yolculuğa çıkalım.

NBA tarihinde birçok maçta skor patlamaları yaşandı. 1962’de Hershey, Pennsylvania’da Wilt Chamberlain’in 100 sayılık maçından, 1990’larda Cavaliers’a karşı uzatma olan bir maçta Michael Jordan’ın 69 sayılık ve 18 ribaundluk başyapıtına kadar farklı efsane maçlar oynandı. Defansın artık cezalandırıldığı geçtiğimiz NBA sezonunda da yaklaşık yedi haftalık bir süre zarfında iki kez 71 sayılık performansları bile gördük. Ve tabii ki bunları okurken bu noktaya geleceğimi tahmin ettiğiniz NBA tarihinde bir maçta atılan ikinci en yüksek sayı olan Kobe Bryant’ın 2005-2006 sezonu boyunca yaptığı skor patlamalarının zirvesi olan 81 sayılık maç.

Raptors maçına gelene kadar Kobe, önceki bir ay boyunca 43 sayı ortalamasıyla oynuyordu. Burada önemli olan NBA tarihindeki dördüncü en yavaş tempolu sezonda bunu yapmasıydı. Bu sezonda ortalama maç skoru sadece 97 sayıydı. Karşılaştırma açısından, 2022-2023 sezonunda maç başına neredeyse 115 sayı oldu. Kobe’nin bu maçı hakkında çok yazıldı çizildi, fakat bugün bu maça değil linkini de paylaştığım 20 Aralık 2005 günü Los Angeles’ta oynanan maç hakkında yazacağım.

Dallas Mavericks, Los Angeles Lakers ile oynamak için Staples Center’a geldi. Mavericks bu sezonu NBA’deki üçüncü en iyi derecesi olan 60-22’yle tamamladı. Dirk Nowitzki’nin liderliğinde o sezon NBA finallerine kadar geldiler ama sonunda Miami Heat’e 4-2 ile yenildiler.

Lakers ise iyi değildi. O sezonki kadroları Lamar Odom, Smush Parker, Kwame Brown, Chris Mihm, Devin George, Luke Walton, Brian Cook ve Sasha Vujacic’ten oluşuyordu. Lakers, o yıl hiçbir rotasyon oyuncusuna sahip değildi. Bu oyunculardan bir tanesi bile kariyerleri boyunca All-Star’a seçilmemiştir. Kobe eminim Zydrunas Ilgauskas ve Mo Williams ile oynamayı tercih ederdi.

Konferans şampiyonu Los Angeles’a geldiğinde, Kobe Bryant NBA tarihinde daha önce görülmemiş bir maç çıkarttı. Yaptıkları o günden beri de tekrarlanamadı. Benim tahminimce de muhtemelen bir daha asla yapılamayacak. Kobe, sadece 32 dakika oyunda kalarak ve sadece 31 şut denemesinde üç çeyrek boyunca 62 sayı attı. Bryant, üçüncü çeyreğin sonuna kadar 60 galibiyetlik Mavericks takımının tamamının 61 sayısını kendi başına geçmişti. Profesyonel basketbol tarihinde hiç kimse bu başarıya ulaşamadı. Ne Chamberlain, ne Jordan, ne Durant ne de başkası.

Kobe 60 galibiyetlik konferans şampiyonuna karşı bunları yanındaki çöp kadroyla birlikte yaptı. Düşünün ki bu maçtaki takımın ikinci en yüksek skoreri Chris Mih

m 9 sayıyla oynadı.

Bazıları bireysel bir skor maçı için altın standardın 1962’de Wilt’in 100 sayılık maçı olduğunu söyleyecektir. Şimdi bu maçın temposuna bakalım.

Göreceğiniz gibi Wilt’in Philadelphia Warriors’ı New York Knicks’i 169-147 yenmiştir. Fakat Lakers-Mavericks maçının skoru sadece 112-90’dır.

Ayrıca, Wilt’in bu maçta bazı avantajları da vardı. Öncelikle, New York Knicks’in pivotu Darrall Imhoff sadece 2.08 ve 99 kiloydu. 2.16 ve 124 kilo olan mutant Wilt Chamberlain muhtemelen Imhoff’i oynadığı 20 dakika boyunca paramparça etmiştir. Knicks’in yedek pivotu sadece 1.98 92 kiloluk Dave Budd’di. Wilt’e karşı 27 dakika oynadı. NBA tarihindeki en güçlü oyuncunun savunmada günümüzün şutör guardlarına karşı oynadığını düşünün. Ayrıca, NBA’de bu dönemde üç saniye kuralı olmadığını belirtmekte fayda var. Böylece Wilt sadece pota altına bekleyip ve ofansif ribaundlar ile rahat sayı bulabiliyordu. Bu maçta da 63 şut denemesinin büyük çoğunluğu potanın üç metre çevresindendi.

Diğer bir altın standard ise Michael Jordan’ın 69 sayılık kariyer maçına bakarsak. Bu maç bir uzatmalara gitmiş ve Jordan 50 dakika oyunda kalmıştı. İkinci sıradaki en yüksek sayılı maçı da, 16 Ocak 1993’te Orlando Magic’e karşı 64 sayılık performansıdır. Burada da 47 dakika oynadı.

Kobe’ye dönecek olursak Dallas maçında üçüncü çeyrek sonunda takım 95-61 önde olduğu için 32 dakika oynayan Kobe geceyi kapatmaya karar verdi. Phil Jackson, Kobe’nin bir tür skor rekoru kırmaya çalışmak için oyuna geri dönmek isteyip istemediğini sormak için o zamanki yardımcı antrenör Brian Shaw’u gönderdi. Kobe de amacın oyunu kazanmak olduğunu ve oyunun zaten bittiğini yanıtladı ve 4. çeyrekte oynamadı.

Günümüzde sosyal medyanın gücüyle birçok “NBA yorumcusu” ve bunların takipçileri, bugünkü oyuncuları yüceltiyor, hatta Kobe’nin yeteneklerini bile küçümsüyorlar. 90’lar ve 2000’ler basketbolunu izlememiş ya da tam olarak anlamamış genç nesil için, Kobe Bryant gerçeklerini anlatmanın zamanı geldi. NBA yorumcularının size anlattığı gibi Kobe’nin Shaquille O’Neal’ın yanında oynarken bir “Pippen” olmadığını; kendi başına bir efsane olduğunu ve Shaq’ın takımdan ayrılmasının ardından kariyerindeki başarılarıyla Kobe’nin gerçek bir şampiyon nasıl olunurunu başka yazılarda detaylarıyla anlatacağım.

Yorum bırakın

Scroll to Top