NBA’in Değişen Yüzü: Stephen Curry ve Gerçeklerin Göz Ardı Edilişi

Günümüz NBA’i, oyun dünün sert ve zorlu mücadelesini arzulayan sadık izleyicileri ve çekişmeyi özleyenleri geride bırakarak yüksek skorlu, göz alıcı bir şova dönüşmüş durumda. Ligde savunma sanki isteğe bağlı bir ekstra gibi görünmeye başladı. Bunun sonucu olarak bireysel yetenekler esas sahneyi kaplıyor. Medyanın bu yeni basketbol dönemini şekillendirmedeki rolü de büyüktür. Medya hikayeler ve reytingler için aç gözlülüğü ile NBA şirketinin heyecan arayışının buluştuğu bir ortak çıkar ilişkisi vardır. Bunun sonucu olarak da gerçek oyunun saf özünü mü izliyoruz yoksa özenle düzenlenmiş bir gösteriyi mi seyrediyoruz diye düşünmeye sevk ediyor.

Enlerin(!) olduğu bu dönemde bireysel etkinlik de görülmemiş düzeye çıkmış durumda. Çeşitli sosyal medya mecralarında gençlerde ve medya yorumcularında (yalancılarında) Stephen Curry üzerinden GOAT PG hatta GOAT denmeye başladığını görüyorum. Curry’nin başarıları küçümsenmeyecek düzeyde olsa da bu tarz söylemler NBA tarihindeki yerini yanlış aktarıyor. Medyanın etkisini bırakıp gerçekleri konuşmanın zamanı geldi.

Stephen Curry’nin 14 yıllık kariyeri boyunca, ortalama NBA maç skoru 105 sayıydı ve son beş yılda maçların ortalama skoru 115 sayıya kadar yükseldi. Karşılaştırma yapmak gerekirse, Kobe Bryant’ın 1996’dan 2016’ya kadar süren 20 yıllık kariyeri boyunca ortalama skor sadece 97 sayıydı. Bunun sonucu olarak oyuncu verimliliği ve skor oranları o dönemde çok daha düşüktü. Bu 20 yıllık dönemin tamamında kariyerlerini sürdüren tek oyuncu, 17. sıradaki Tim Duncan’dır. İçinde bulunduğumuz dönemde, tüm zamanların en iyi PER (Player Efficiency Rating) listesinde absürd bir şekilde 9 oyuncu bulunuyor ve Curry bu listede 20. sırada. Onun üzerindeki aktif oyuncular ise Nikola Jokic, LeBron James, Anthony Davis, Kevin Durant, Giannis Antetokounmpo, Karl-Anthony Towns, James Harden ve Chris Paul. https://www.basketball-reference.com/leaders/per_career.html

Ham sayıları inceleyerek, Stephen Curry’nin, Gary Payton’dan daha az sayısı, Damian Lillard’dan daha düşük bir kariyer ortalama skoru ve Karl-Anthony Towns’dan daha düşük bir kariyer PER’ı olan bir oyuncunun tüm zamanların en iyi beş veya hatta on oyuncusundan biri olduğu sonucuna varmak imkansız.

Bütün bunların ötesinde, Curry kendi döneminde dahi hiçbir zaman NBA’nın en iyi oyuncusu olmadı, hatta bir yıllığına bile değil. Curry, 2009-2010 sezonundan beri ligde. Kariyerinin ilk yarısında, Kevin Durant veya LeBron James’in 2018-19 sezonuna kadar her ikisinden birinin ligin en iyi oyuncusu olduğu oldukça açıktır. Bunlar da yerini arka arkaya lig MVP’lerini ve yılın savunma oyuncusu ödülünü kazanan Giannis’e 2018-19 sezonunda bıraktı. Devamında ise Nikola Jokic bir sonraki iki MVP ödülünü kazandı, Joel Embiid üç ardışık sezon boyunca oylamada ilk ikiye girecekti.

Curry’nin NBA’in en iyi oyuncusu olduğu iddiasını destekleyebileceğiniz tek yıl, 2015-2016 sezonudur. Bu sezonda NBA’de ortalama 30 sayı ile oynarken, Golden State Warriors rekor 73 galibiyet kazandı. Bu sezon kendi kariyerinin en iyi sezonu olduğu rahatlıkla söylenebilir. Aynı zamanda NBA’nin en iyi oyuncusu olduğu tek yıl olduğu iddia edilebilir. Fakat bu yılda aynı zamanda NBA tarihinde 3-1 seriyi kaybeden tek oyuncu oldu. 73 galibiyetli Warriors, LeBron James ve Cleveland Cavaliers karşısında 3-1 öndeydi. Serinin (potansiyel) son üç maçından ikisini evinde oynayacaktı. Bu seride Stephen Curry ortalama 22.6 sayı, 4.9 ribaund ve 3.7 asistle oynarken, saha içinden %40 isabetle oynadı. LeBron ise ortalama 29.7 sayı, 11.3 ribaund ve 8.9 asist yaparak %49 isabetle oynadı. Yine bu seride Kyrie Irving, Stephen Curry’den daha fazla sayı ve asist yaparken daha düşük top kaybıyla, Stephen Curry’den önemli ölçüde daha yüksek saha içi isabet yüzdesiyle oynadı. Kısaca seride sadece LeBron, Curry’den daha iyi değildi, aynı zamanda Kyrie Irving tarafından da adeta domine edildi.

Bunun sonucunda Stephen Curry, kendi döneminde dahi asla en iyi oyuncu olmadığı bir zaman nasıl tüm zamanların en büyük oyuncusu olabilir? Bence bir oyuncunun büyüklüğünü abartıya kaçmadan ve saçmalık düzeyinde değerlendirmeden takdir etmek gerekiyor.

Yorum bırakın

Scroll to Top