“38 yaşına gelmiş nasıl hala bu seviyede oynuyor” deyip istatistik paylaşanlar var. Arada tek tük Jordan’ı da izledim ama LeBron başka diyen, basketboldan anlamayan pazarlama propagandası kurbanı olmuş garip kişiler de görüyorum.
Günümüz NBA’i WWE’den farksızdır. LeBron da bunun en büyük promosyon oyuncusudur. Madem istatistik merakınızla basketbolu takip etmeyi çok seviyorsunuz, o zaman detaylıca anlatmakta fayda var.
1994 ile 2014 yılları arasında lig genelindeki ortalama skor 97 sayıydı. 2015’ten günümüze bu rakam 110’a çıktı. Son iki sezon ortalaması 115 sayı. Modern NBA dedikleri, ABA birleşmesi sonrasındaki en yüksek skor ortalamasına ulaşılmış halde.
2012 yılında 28 yaşındaki prime LeBron, 26.8 sayıyla MVP seçildi. 38 yaşına gelmiş LeBron’un sayı ortalaması 29. Bunun bireysel yetenekle ve beden bakımıyla alakası yok. Bu sadece ligin genelinde sayı bulmanın ne derece kolay olduğunu gösteriyor.
1990’lar ve 2000’lerin başları daha düşük skorlu ve yavaş tempolu basketbol dönemiydi. Bunun nedeni de savunmanın genel oyunun belirgin bir parçası olmasıydı. Kobe ve Jordan gibi oyuncular çok daha zorlu bir ligde mücadele ettiler. Bugün oyuncular hiçbir zorlukla karşılaşmadan layup bırakabiliyorlar. Gather step, step back denilen garabetlerle basketbolun rekabetçi yönü de yok olmuş halde.
Komisyoner Adam Silver’ın göz bebeği LeBron’un hakemler tarafından koruyup kollanması, önceden takımların ayarlanıp LeBron’a sezon kupasını hediye etme amaçlı tek zorlu rakiple karşılaşmaması her şeyin heyecanını yok ediyor. Böyle bir ligde birakin 82 maçı, 60 maç bile oynamayan LeBron ve diğer oyuncular sanki tarih yazıyormuş gibi istatistiklere kavuşacaktır.
