Yazılım mühendisliğine adım atmış gençlerin Twitter’da paylaştığı mesajları son zamanlarda sık sık görüyorum. İçlerinde mutlu olanlar var ama bir o kadar da mutsuz, sıkıntılı, ne yapacağını bilemeyen genç var. Onlara bu mesleğin salt para için yapılamayacak kadar zorlu olduğunu anlatmaya çalışıyorum. Bazıları anlıyor ama çoğu anlamak ve inanmak istemiyor. Hatta yer yer kendileriyle tartışmaya girdiğim bile oluyor.
Neden böyle oluyor diye düşündüğümde, mesleğin pazarlanma şekli aklıma geliyor. Yazılım mühendisliği öyle bir sunuluyor ki sanki dünyayı değiştirecek, insanlığın sorunlarını çözecek süper kahramanlar yetiştiriliyormuş gibi. Üniversitelerde, kurslarda hep aynı mesaj: “Kodlama öğrenin, çok para kazanın.”
Gerçek dünya farklı işliyor. Mezun olup ilk işinize başladığınızda, beklediğiniz o projeler yerine kendinizi saatlerce kodlarda hata ayıklamaya, sistem bakımına zaman harcarken buluyorsunuz. Üniversitede hayal ettiğiniz “dünyayı değiştirme” fikri gerçekte “şu butonu biraz daha sağa kaydırabilir miyiz?” tartışmalarına dönüşüyor.
İş hayatına atıldığınızda fark ediyorsunuz ki yazılım mühendisliği, şirketlerde her departmanın “yap-boz tahtası”. Pazarlama bir şey istiyor, hemen yapın. Satış ekibi müşteriye söz vermiş, acilen bitirin. Müşteri destek ekibi bir hata bulmuş, hemen düzeltin. Sürekli bir koşturmaca, sürekli bir baskı.
Twitter’da denk geldiğim dertli gruptaki gençler tam da bu durumdan muzdarip. Kendilerini şirketin her derdine deva olmak zorunda hissediyorlar. Sürekli artan beklentiler ve sorumluluklar, kendilerine sıkıntı olarak dönüyor.
Maaşlar konusunda da yanılgı var. Yazılım mühendisleri iyi para kazanıyor gibi görünüyor ama gerçek resim farklı. İlk bakışta iyi gelen o rakamlar, yoğun çalışma saatleri, sürekli kendini güncelleme zorunluluğu ve yüksek stres seviyesiyle dengeleniyor. Üstelik çok daha yüksek kazanç potansiyeli olan meslekler mevcutken.
Prestije gelince, bu da toplumun algısıyla ilgili bir yanılgı. “Teknoloji şirketinde çalışıyor” demek kulağa hoş geliyor ama gerçekte doktor, avukat gibi geleneksel meslekler hâlâ toplumda daha saygın bir konumda. Yazılım mühendisliğinde güzel ofis ve rahat çalışma ortamı var ama dış görünüş içerideki yoğun ve stresli çalışma ortamını maskeliyor.
Eğer sadece para için bu mesleği seçmeyi düşünüyorsanız, bir kez daha düşünmenizi öneririm çünkü beklentileriniz gerçekleşmeyebilir. Kendinizi Twitter’da denk geldiklerim gibi hayal kırıklığına uğramış hissedebilirsiniz. Meslek seçiminde asıl odaklanmanız gereken, o işi yaparken kendinizi nasıl hissedeceğiniz ve uzun vadede size ne katacağı olmalı.
Yazılım mühendisliği, gerçekten sevmeden yapılabilecek bir meslek değil. Evet, para kazanabilirsiniz. Evet, CV’niz “güzel” görünebilir. Ama günde 8-10 saat, hatta bazen daha fazla, sevmediğiniz bir işi yapmak ruhunuzu tüketir.
Öncelikle kendinize dürüst olun. Eğer yazılım geliştirmeyi gerçekten sevmiyorsanız, bunu kabul edin. Herkesin ilgi alanları ve yetenekleri farklı. Belki sizin yeteneğiniz başka bir alanda.
